İndirim yerine reklam şart!
Alameti Farika reklam ajansı her ay "Reklam'a Bak" isimli bir e-bülten yayınlıyor. Bu ay gelen bültende bir araştırma ilgimi çekti paylaşıyorum:
IPA'nın (The Institute of Practitioners in Advertising) veritabanındaki 880 reklam kampanyası üzerinde yapılan araştırma, tüketicisiyle duygusal olarak iletişime geçen markaların, fiyat odaklılara oranla 2 kat daha etkili olduğunu ortaya çıkardı. Marka iletişimlerinde kullanılan fiyat odaklı strateji, tüketicilerin sol beyinlerini harekete geçirerek, onları analitik düşünmeye itiyor. Bilinçaltı çalışmalarıyla dikkat çeken Buyology kitabının yazarı Martin Lindstrom'a göre, beynimizin sadece %15'lik bir bölümü rasyonel kararlar alırken, %85'lik bölümü irrasyonel kararlar alıyor. Ayrıca makalede insan beyninin rasyonel çalışan bir makine gibi işlemediği, bilinçaltına yönelik pozitif, duygusal bağlantılar kullanmanın tüketiciyi markaya bağlamakta daha etkili olduğuna değiniliyor.
Yani sıkça karşılaştığımız 9,99'lar artık etkisini yitirmeye başladı. Genel olarak tüketicinin ilgisini çeken indirim, sürekli bir hal aldığında insanlarda aynı çarpıcı etkiyi yaratmıyor. Markanın tekrar indirim yapacağı beklentisi satışlarda yeterli ivmenin yakalanmasına engel olurken, ürünü yüksek fiyattan satın alan tüketiciyi ise markaya karşı güvensizleştirmekte. İplerin tüketicinin eline geçtiği bir dünyada, hedef kitlenizle etkileşim halinde kalmak, kalite-fiyat dengesinin doğru bir şekilde aktarılması ve markayı arzu nesnesi haline getirmek, kriz dönemlerinden daha güçlü çıkılmasına yardımcı olacak birkaç öneri.
ING Bank da Türkiye'de PR'ın kodlarını öğrendi!
Türkiye'de "halkla ilişkiler sürecine dayalı habercilik" gerçek ya da değerli haberden uzaklaşmaya abartı ile balon haber arasında durmaya başlayalı çok oldu. Geçen hafta yapmış olduğu PR atağı ING Bank'ın da Türkiye'de halkla ilişkilerin kodlarını çözdüğünü gösteriyor. Türkiye'deki basın toplantısına fazla ilgi olmayacağını düşünen ING yetkilileri, bir grup gazeteciyi ING'nin merkezinin bulunduğu Amsterdam'da ağırladı. Bu sayede biz de ING Bank'ın Türkiye CEO'su Wilfred Nagel'dan öğrendik ki hedef beş büyük banka arasında yer almakmış. Nagel süreyi ya da hangi açıdan olduğunu söylemiyor ama İş Bankası, Garanti, Akbank ve Yapı Kredi'den sonra beşinci banka olunmak istendiği ortada... Peki ING şimdi kaçıncı sırada? Bilmiyoruz. Ancak algısal olarak Denizbank, Şekerbank, HSBC, Finansbank gibi bankaların olduğu ikinci ligde bile algılanmasının zor olduğunu söyleyebiliriz. Belki zorlarsak TEB, Citibank, Anadolubank, Millennium Bank, Tekstil Bank gibi uzmanlık bankaları arasında sayılabilir. Üstelik şu andaki ING Reklamları da ING'yi algısal olarak bile beşinci sıraya taşıyacak bir iletişim gücüne sahip değil. Çünkü Demet Evgar ve Emre Karayel'i ünlü olarak kullanan ING düşük profilli bir reklam kampanyası yürütüyor. Bu ikili üst sosyoekonomik statü gruplarında popüler olmakla birlikte ünlülüklerinin sınırını mass medya değil daha sınırlı kitleye ulaşan Digitürk çiziyor. Dolayısıyla ING'nin beşincilik hedefi abartıdan başka bir şey değil. Yine Amsterdam'dan gelen haberlere baktığınızda ING'nin diğer bir hedefi de 60 milyar dolara varan ihalelerde finansör rolüne soyunmak... Hangi ihaleler bunlar: Enerji Dağıtım, Enerji Üretim, Gebze-İzmir Otoyolu, Galataport, Tüpraş, Petrol-Gaz ve Otoyol özelleştirmeleri. Peki ING bunların hangisini alabilir? Bilmiyoruz. Ama burada da bir abartının olduğu ortada. ING ortaya bir "havuç" koyuyor ama bu havucun da nasıl gerçekleşeceğiyle ilgili hiçbir yol haritası yok. CEO Nagel ekliyor: "200 milyon kârımız var. Kârı transfer etmeyeceğiz. Hedefimiz Türkiye'de kendi çabamızla büyümek." ING Türkiye'deki kaynaklarıyla nasıl beşinci banka olacaksa? Nasıl bu kadar krediyi finansa edecekse? İki abartının aslında tüm haberi koca bir balon yaptığı da son söylenenle kolayca kanıtlanıyor değil mi? Umarız ING kısa sürede aradığı Türk CEO'yu bulur. Belki o zaman iş planları ile PR planları arasında ilişki balon haberlere dayalı olmaktan kurtulur. Kamuoyu da ING ile ilgili daha şeffaf, daha samimi PR'a maruz kalabilir. Eğer ING'nin iş planları gerçekten söyleneni yansıtıyorsa bence o zaman bir de uluslararası CEO arasalar çok iyi olur!
Ipsos'a göre beğenilen ve anımsanan reklamlar
Ipsos/KMG Türkiye'nin beğenilen ve anımsanan reklamlarını ölçüyor. Artık ara sıra bu ölçümlere de yer vereceğiz. İşte geçen hafta:
- Turkcell "Çekim Gücü-Genel", Turkcell "Teşekkürler Türkiye" ve Renault "Kangoo Gelin Arabası" tüketicinin ilk aklına gelen reklamlar. Hatırlanmada BN Telekom "11880" lider.
- Renault "Fluence Geç Kalma", Renault "Kangoo Gelin Arabası" ve Turkcell "Teşekkürler Türkiye" dönemin en beğenilen reklamları.
- Toyota "Benim Babam", dönemin en çok konuşulan işi. Renault "Kangoo Gelin Arabası" ve Renault "Fluence Geç Kalma" liderin takipçileri.
Özgür Karaçak'tan Özgürce...
Aşkı, bilimi ve sanatı Google'da arayan bir millet! (Bir millet uyuyor pardon uyanıyor!)
2010 yılının en önemli olayları arasında yer alan Haiti depremi, Meksika Körfezi'ndeki petrol sızıntısı, oluşan kül bulutları umurumuzda bile olmamış. Nereden mi biliyorum? Zeitgeist söyledi.
Zeitgeist Almanca "Zamanın Ruhu" demek. Aynı zamanda da Google'ın sunduğu bir analiz hizmetinin adı. Bu hizmette Google kullanıcılarının yıl boyunca arama motoru üzerinde gerçekleştirdiği milyarlarca sorguyu toplayıp analiz ediyor. 2010 sonuçları da yayına çıktı. Türkiye için bazı kategorilere ve sonuçlarına biraz göz atalım;
En çok arananlar
- Mynet
- Hürriyet
- Milliyet
- Oyun
- Sahibinden
- Video
- Youtube (Yıllardır arıyoruz bu yıl da aramaya devam etmişiz. Umarım seneye buluruz.)
- Araba
- E-okul
Nedir merakıyla arananlar
- Hazan nedir (Sazan da olabilirdi!)
- Aşk nedir
- Bilgisayar nedir
- Teknlioji nedir
- Bilim nedir
- Sanat nedir
- Twitter nedir (Tüm ünlüler buraya yerleşince insanlar da merak etti haliyle.)
- Cumhuriyet nedir (İnsanların kafası o kadar karıştı ki emin limak için Google'a sormak istemişler.)
- Deprem nedir
- İletişim nedir
Yükselen aramalar
- Chatroulette
- Mebbis
- Key ödemeleri sorgulama
- Markafoni ("Private Shopping" işini iyice benimsemeye başladık.)
- İzlesene müzik
- Facebook giriş
- Hotmail.com.tr
- Veli bilgilendirme sistemi (Velileri bu sistemi kullanmaya yönlendirebilmek gerçekten büyük başarı.)
- Türkçe İngilizce çeviri
En hızlı araması yükselen ünlüler
- Justin Bieber
- Quaresma
- Robinho
- Deniz Baykal (Neyin arandığı belli!.)
- Soner Sarıkabadayı
- Yıldız Usmanova
- David Guetta
- John Cena
- Tarkan (Başına gelen olaylar bu sonucu doğurmuş olsa da, belgesel seslendirerek bizi cezalandırması gerekmezdi.)
- Mustafa Ceceli
Araması yükselen TV dizileri
- Spartacus (CNBC-e)
- Aşk ve ceza (ATV)
- Gönülçelen (ATV)
- Sakarya Fırat (TRT1)
- Çocuklar duymasın (ATV)
- Muhteşem kraliçe (TRT1)
- Ezel (ATV)
- Unutulmaz (ATV)
- Geniş aile (STAR)
- Kavak yelleri (KanalD)
(Reytingleri bir tarafa bırakalım, izleyiciler internette en çok bu dizileri araştırmışlar. Ve görülüyor ki ATV dizileri açık ara önde. Kim bilir belki seneye yapımcılar masaya otururken bu sonuçları da kanal yöneticilerine sunmak isterler.)
Biz bunları ararken dünya neyle ilgilenmiş diye merak ederseniz http://www.google.com.tr/intl/tr/press/zeitgeist2010 adresine girip inceleyebilirsiniz. Özellikle dünyanın gündemini sarsan olaylara bizim ne kadar ilgi gösterdiğimizi de dikkatle incelemenizi tavsiye ediyorum. Cidden hayatı farklı yerinden yakalayan bir milletiz...
(Reklametre, 6-11 Aralık)
TV İlk Beş
- Mümkünlü (TTNet)
- Anfi (İş Bankamatik)
- Balonlar (Turkcell)
- Memeler (Sek Süt)
- Kumsal (Şişecam)
İnternet İlk Beş
- Avea-Bonuslu Avea IŞHIBİL (Viral Video)
- GreenPeace-Kaç Santim (Viral Video)
- HepsiBurada-Kutuda Ne Var? (Facebook Kampanyası)
- Orkid-Orkid Comfort'la Hayatı Yumuşat (Viral Video)
- Otokontrol 5664-2. Elde Uyandırma Servisi (Viral Video)
Not: Seyahat nedeniyle bu hafta Gazete İlk Beş yayınlayamıyorum. Özür.
Kaynak:
http://bugun.com.tr/kose-yazisi/132549-indirim-yerine-reklam-sart-makalesi.aspx
Bugün | 12.12.2010



